Social Media Fixed
Kudüs Hava Durumu
Kudüs \ 22:02
YAĞMURLU
İstanbul \ 22:02
Dolar
91.445
Dolar
211.3295
Dolar
6.1489
Dolar
5.4655
Özel Röportaj Haber

İsrail'in, Filistin'e yönelik zulmüne tepki göstermek amacıyla İsveç'ten Filistin'e yürüyerek giden İsveçli aktivist Benjamin Ladraa, Haber Kudüs olarak yönelttiğimiz soruları yanıtladı.

 

Filistin halkını destekleyen çalışmalar yapıyorsunuz. Bu çalışmalardan biri olan İsveç’ten Filistin’e yürüme fikri nereden geldi. Sizi bu yürüyüş yapmak için motive eden neydi?

İlk önce insanoğlu olarak bizim için önemli şey, değişimin mümkün oluşuna inanmaktır. Bugünlerde Filistin’de olan bitenler insanların eylemlerinden ortaya çıkan bir durumdur. Dolayısıyla, Filistin’deki durumu değiştirmek, biz insanların sorumluluğunda olan bir şeydir. Ancak karşımıza değişimin olması için neler yapmamız gerekiyor, Filistin’de zulmü ve ırkçılığı nasıl durdurabiliriz sorusu çıkıyor. Bu sorulara cevap verdiğimiz zaman Filistin için değişimin olmasını sağlayabiliriz. Bunlar, bizi birey yapan şeylerdir.

Filistin ile ilgili okumaya, oradaki insanlar neler yaşıyor sormaya başladığımda, sorularımın cevabının Filistin adına bir şeyler yapmakta olduğunu anladım. Ve en barışçıl ve daha çok baskı oluşturabilecek bir yöntem olduğuna inandığım için aktivizmde karar kıldım.

İnsanların Filistin hakkında çok az bilgisi var. Ben de bir birey olarak bu konuda farkındalık oluşturmak için İsveç’ten Filistin’e yürümeye karar verdim. Böylece dünyanın her tarafından insanlara Filistin’i anlatabilirim diye düşündüm.

Yolculuk boyunca karşılaştığınız insanlar, İsveç’ten Filistin’e yürüdüğünüzü duydukları zaman, nasıl tepki veriyorlardı?

Öncelikle yol boyunca karşılaştığım herkes İsveç’ten Filistin’e yürüyorum dediğim zaman çok etkileniyor ve duygulanıyordu. Ancak karşılaştığım insanlara Filistin’de yaşayan insanların hikayelerini anlattığım zaman beni dinlemek için güçleri yetmiyor ve hikayelerin devamını kaldıramayacaklarını söylüyorlardı.

Filistin’de yaşananlar bir insanlık trajedisidir, orada yaşanan zulüm herkesin dayanabileceği bir zulüm değildir. Ancak, insanlar bunları bilmiyor. Örneğin, kimse Ahed Temimi’nin kim olduğunu, onun neler yaşadığını bilmez!

Kısacası, benim demek istediğim, Filistin’de insanlık dışı zulüm uygulanıyor ve dünyadaki insanlar bunlardan haberdar değil.

Dahası, burada benim vurgu yapmak istediğim başka önemli husus, bizim birey olarak umudumuz ve bir şeyler değiştirmeye gücümüz var. Ben de orada yaşananlardan etkileniyor ve üzülüyorum ama bir şeyler değiştirmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum ve çabamın meyvesini alacağıma da inanıyorum.

Bu yürüyüş ile ulaşmak istediğiniz hedef neydi?

Bu konuda benim en çok vurgu yaptığım nokta, sadece hedeflere odaklanmamız yanlıştır. Çünkü bizim en büyük hedefimiz barışın hakim olduğu, ırkçılığın ve din düşmanlığın olmadığı ve diktatörlüklerin sona erdiği bir dünyayı kurmak. Ve öyle görülüyor ki benim tek başıma bütün bunları gerçekleştirmem imkansız. Dolaysıyla bütün bu hedefleri başaramadım diye üzülüp bir kenara mı çekilmem gerekiyor? Hayır, çünkü bir kişinin bütün bu hedefleri hayata geçirmesi imkansız, ancak burada önemli olan nokta, bazıları bir şeyler yapmak için elinden geleni yapıyor bazıları ise hiçbir şey yapmıyor.

Bizim kendimizi nerede gördüğümüz önemli, birey olarak dünyayı iyi yönünü doğru götürmek için neler yapıyoruz. Sonuçta ortada bir mücadele var ve bizim bu mücadelenin bir parçası olmamız gerekiyor. Ben de İsveç’ten Filistin’e yürüyerek bu mücadelenin bir parçası olmak istedim.

İleride düşündüğünüz başka projeler var mı?

Aslında, çok güzel bir proje var. Daha önce işgal altındaki Filistin’e yerleşip orada yaşamaya çalışan bilim insanlardan hikayeler toplamak istiyorum. İsrail’in orayı cennete çevirdiğini düşünen, ancak oraya gittikten sonra bunun böyle olmadığını gören insanların hikayelerini toplamak istiyorum. Çünkü söz konusu insanların İsrail hakkında yazdıkları büyük önem taşıyor ve Filistin’de yaşananları dünya komu oyununa aktarmak için bunun güzel bir çalışma olacağına inanıyorum.

Bildiğiniz üzere Gazze sınırında 30 Mart’ta başlayan “Büyük Dönüş Yürüyüşü” etkinlikleri devam ediyor bu konuda ne düşünüyorsunuz, oradaki insanlara mesajınız ne olur?

Evet, “Büyük Dönüş Yürüyüşü” çok önemli ve kapsamlı bir olay. Bence barışçıl gösterilerinin en güzel temsil yolu budur. Çünkü Filistinlilerin sınırda toplanıp çadırlar kurması, oynaması, farklı etkinlikler düzenlemesi, düğünlerini orada yapması son derece önemli. Zira bu durum İsrail’i çok endişelendiriyor. Sınıra tanklarını yığıyorlar, yüzden fazla keskin nişancı yerleştirmişler. Bu durum söz konusu gösterilerin ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor. Orada direnen Filistinlilere mücadelelerinde başarılar diliyorum. Şimdi orada devam eden etkinliklerin bir parçası olamadığım için de üzgünüm ama bu mücadelenin bir parçasıyım ve onları destekliyorum. 

Röportaj: Abobukar Batygov- Haber Kudüs 

 

30/04/2018 14:58:00
Yorum İco
308
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.
Anahtar Kelimeler