Social Media Fixed
Kudüs Hava Durumu
Kudüs \ 22:03
YAĞMURLU
İstanbul \ 22:03
Dolar
91.445
Dolar
211.3295
Dolar
6.1489
Dolar
5.4655

Bir Ümmet Sorumluluğu: Kudüs

Musa AKKARİ

İşgalcilerin 1948 senesinde Kudüs’ün batı yakasını, 1967 senesinde ise doğu yakasını işgal etmesinden bu yana Siyonistlerin, Kudüs’ü sömürgeci oluşumunun başkenti olması adına gerçekleştirdikleri planları bitmek bilmiyor. İşgalci saldırılar devam ederken, şehrin canlı cansız her unsuru bu İsrail’in saldırıları karşısında ciddi hasarlar görüyor. Kudüs’teki günlük hadiseler ve süregelen saldırıları göstermek için belki de uzun saatlere ihtiyacımız var; ancak biz bu kısıtlı zamanımızda sizlere, Kudüs şehrinin Yahudileştirilmesi adına uygulamaya konulan en bariz İsrail planlarından bahsedeceğiz.

1- İşgalciler, sömürgeci devletlerinin tek başkenti olması için Kudüs’ü, dini ve kültürel kimliğinden soyutlamaya çalışıyor. Şekil ve içerik bakımından onun, bir Yahudi başkenti olmasını arzuluyor. Şehirdeki insani ve medeni mirasa kayıtsız kalarak kurulan Yahudileştirme planları, tarihi-coğrafi tahrifat ile Arap, İslam ve Hristiyan dünyasına ait mekânların yok edilmesine olanak sağlayan haksız kanunlar bu bağlamda gerçekleştiriliyor.

2-İşgalciler, gerek vergi yoluyla, gerekse eğitim, barınma, sağlık vb. sektörleri yok etmek için getirdiği kısıtlamalar yoluyla Kudüs toplumunun sebat unsurlarını yıkmaya çalışıyor. Siyonistlerin, Kudüs’ü tamamen bir Yahudi başkentine dönüştürme hayaline hazırlık olarak Kudüs halkını çökertmeyi ve onları zayıflatmayı hedefleyen İsrail, birçok farklı plan oluşturuyor. Bu planlar çerçevesinde işsizlik, hareket kısıtlamaları, yasaklamalar, utanç duvarı ve uyuşturucu afetinin dışında, 2013’ün Mayıs ayında, Kudüs’teki kasvetli durumu gözler önüne seren BM Ticaret ve Kalkınma kongresinin bildirdiği en tehlikeli göstergeye göre, Kudüs’te fakirlik sınırı altında yaşayan aile oranı %70’e ulaştı.

3-İşgalciler, Kudüs’te Yahudi nüfus çoğunluğunu sağlamak için Kudüs halkını tehcire zorluyor. Siyonizm, 1973’ten bu yana Kudüs’te yaşayan Filistinlilerin oranının %22 civarında kalması için planlar kuruyor; ancak bu oran bugün %38 civarında seyrediyor. Kudüslülerin mavi kartlarının geri çekilmesi, evlerin yıkılması, Kudüs müesseselerinin kapatılması, yaklaşık 100 bin Kudüslüyü şehrin dışına çıkartan utanç duvarının inşası gibi icraatlar bu bağlamda gerçekleştiriliyor.

4-İşgalciler, yerleşim bölgelerinin kurulması ile Yahudi yerleşimcilerin sayısında artışın sağlanması ve şehrin merkezi noktaları ile bibliyografyasının değiştirilmesi hedefiyle özellikle Batı Şeria ve Kudüs’te 20 bin bina inşa etmeyi planlıyor. Kudüs’teki yerleşimci sayısı 250 bin civarında artış gösterirken, onlarca yerleşim bölgesine yerleştiriliyor. İşgalciler geçtiğimiz haftalarda ise Kudüs’te 900 yerleşim birimi inşa etti.

5-İşgalciler, Halil’de Mescid-i İbrahimi’nin bir benzeri olarak, Mescid-i Aksa’yı Yahudilerle Müslümanlar arasında bölmeye çalışıyor. Mescidin zamansal olarak bölünmesinin uygulanması için bilfiil yasa çıkardı. Mescidi bölme fikri, hükümetteki, Knesset’teki ve farklı Yahudi teşkilatlarındaki karar sahiplerince olgunlaştı. Şimdi ise Knesset ve işgalci mahkemelerin çatısı altında söz konusu taksimin yasalaştırılması için hazırlıklar yapılıyor. Geçtiğimiz haftalardan bu yana, Knesset’te davanın sunuluşunu takip ettik. Tehlikeli olan ise bizim, taksim fikrinin gerçek hayata uygulanması için İsrail tarafından hazırlanan dini, siyasi, kanuni ve güvenlik zemininin tam önünde yer almamızdır. Zamansal taksim fikrinin yerleştirilmesinde başarılı olacaklarından şüphe yoktur. Bundan sonra ise, Mescid-i Aksa’nın mekânsal taksimi için seri icraatlar takip edecektir ve son olarak Aksa’da tam kontrol sağlanacaktır.

1.Aksa’yı tehdit eden tehlikeler, sadece taksimle bitmiyor; mescidin altında ve çevresinde yapılan kazıların sayısı, geçtiğimiz Ağustos ayında Uluslararası Kudüs Kuruluşu tarafından çıkarılan rapora göre, 47’ye ulaştı. Yine, onlarca Yahudi sinagogunun inşası ile başta mescidin güneyinde yer alan el-Bustan Mahallesi ve kuzeyinde yer alan Şeyh Cerrah Mahallesi olmak üzere Aksa’nın çevresindeki Kudüs mahallelerinin boşaltılması da Aksa’yı tehdit eden tehlikeler arasındadır. Bu da yetmezmiş gibi işgalciler, mescide namaz kılmak için gelen Müslümanları engelleme yoluna gitmekle beraber, Yahudi bayramlarında mescidi namaz kılanlara tamamen kapatıyor. Mescit idaresinin tek hak sahibi olan, İslami vakıflar dairesinin çalışmasını kısıtlıyor.

2.Sadece bunlar da değil; Mescit artık radikal yerleşimcilerin, siyasilerin, din adamlarının, askerlerin ve emniyet güçlerinin baskılarına karşı yasal bir konum haline gelmekle beraber, farklı Yahudi cihetleri arasında açık artırma dükkânına dönüştü. Öyle ki Mescidin avluları ve koridorları İsrailli milletvekilleri ve yetkililerin propaganda reklamlarının çekilmesi için bir yuva halini aldı. 12 Temmuz 2013 tarihinde yapılan kamuoyu anketine göre, Aksa’nın Yahudilerle Müslümanlar arasında zamansal ve mekânsal olarak taksim edilmesini %60 civarında Yahudi destekliyor. Yahudilerin Aksa içerisinde Telmudi ayinlerini yapmalarına izin vermeyen siyasi, dini, kanuni ve güvenlik durumun neticesince görüntü tersine çevrildi. Bugünse, “Yahudilerin Tapınak Dağın’da -Mescid-i Aksa- ibadet etme hakkını” sağlamak herkesin görevi oldu. Böylelikle, Mescid-i Aksa’yı taksim etmek ve üzerinde kontrolü sağlamak için söz konusu taraflar arasındaki koordinasyon ve entegrasyonun boyutu açıkça ortaya çıkmış oldu. Başta; İslami eserlerin enkazları üzerine kurulmak ve Sinagog, polis merkezleri, araç durakları, Hahamlar için merkez ve bir demir köprüsünün inşasını kapsayan çeşitli projelerin hayata geçirilmesi için çaba sarf eden Siyonistlere karşı direnen el-Berrak alanı olmak üzere, Aksa’nın çevresindeki bölgeler Yahudileştirme planlarına teslim olmuyor.

 

6-İşgalcilerin saldırıları ve Yahudileştirme planları Mescid-i Aksa ve diğer İslami kutsallara yönelik olarak sınırlandırılmıyor, bilakis Hristiyanların kutsallarını da kapsıyor. İşgalciler, Kudüs’teki Hristiyanların, kiliselerine giriş yapmalarına izin vermiyor ve onları bu konuda zora sokuyor. Son zamanlarda şahit olduğumuz en tehlikeli husus, Radikal Yahudi grupların bazı kiliselerin duvarlarına Hristiyanları ve Hz. İsa (as)’ı hedef alan çirkin ifadeler yazma teşebbüsünde bulundukları, Kudüs kiliselerine yönelik olayların tehlikeli tırmanışıdır.

 

7-1948den bu yana Kudüs zaferine katkıda bulunulması ve İşgalci planların önüne set kurulması için Kudüs ya da işgal edilmiş topraklarda yaşayan halkın gösterdiği çaba ve eylemleri kısıtlamaya yönelik gayretler doğrultusunda, Kudüs’ün Kahraman gençleri ile siyasi, dini ve milli liderlerini hedef alarak bugün, katliam, istismar, tutuklama ve uzaklaştırma operasyonları düzenlenmektedir. İşgalciler, seçilmiş Kudüslü milletvekilleri olan Muhammed Ebu Tayr, Muhammed Tutah, Ahmed Atvan ve yardımcısı Prof.Dr. Halid Ebu Urfe’yi uzaklaştırma yönünde bir karar önergesi sundu. 1948’den bu yana Kudüs ve İşgal edilmiş Filistin topraklarındaki milli hareket sembollerine yönelik alınan onlarca uzaklaştırma ve cezalandırma kararına ilaveten, son olarak Şeyh Raid Salah hakkında uzaklaştırma kararı alındı. Bütün bunlar, Kudüs ile dayanışma içerisinde bulunan damarları kesmek ve Aksa’da hasara yol açıp, ona leke süren işgalcilerin ve yerleşimcilerin önünde yükselen sesleri kısmak için yürütülüyor.

09/05/2017 21:43:00
Yorum İco
278
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.
Anahtar Kelimeler