Social Media Fixed
Kudüs Hava Durumu
Kudüs \ 22:04
YAĞMURLU
İstanbul \ 22:04
Dolar
91.445
Dolar
211.3295
Dolar
6.1489
Dolar
5.4655

Gelecek Yıllarda Kudüs’ün Durumu

Araştırmacı Ahmed Mohammed Abu Saada, Orta Doğu’nun durumunu kaleme aldı.

İsrail Devletinin, daima Batı Şeria’daki Filistin toprakları hâkimiyetini ve özellikle de mübarek Kudüs şehrinin hâkimiyetini eline almaya çalıştığı kesindir. Bu sebepledir ki; bütün gücünü, İsrail’i ve Amerika’yı memnun etmek adına meydana atılmış Arap hükümetlerin, devrimlerdeki İslami meşguliyetin, Arap dünyasının ve iç karışıklıkların sömürüsü için kullanmaktadır. Ayrıca Filistin davasındaki Siyonist suçun görmemezlikten gelinmesi için sarf edilen çabaların sömürüsü yanında tamamına Siyonist varlığın çıkarlarının yansıtıldığı bölgesel koşullara da bu güç yansıtılmaktadır. Bu koşullar altında bizler de, Kudüs’ün geleceği yönünde Filistin’in durumu üzerinde bazı analistlerin görüşlerini yoklamak istedik.

Kudüs Üniversitesi Siyasal Bilimler Profesörü Sami Ahmed’in görüşüne göre, Kudüs ve Mescid-i Aksa ile ilgili birçok beklenti, işgal altındaki Kudüs'ün yakın gelecekte ciddi bir İsrail baskısına tanık olacağını göstermektedir ki muhtemelen bu baskı, 1967'den bu yana gerçekleşen en kötü baskı olacaktır. Nitekim bu durum, İsrail sokaklarını, daha fazla radikallik adına cezalandıran Bünyamin Netanyahu liderliğindeki mevcut İsrail Hükümetinin varlığını güçlendiren kökten sağcıların ve radikal partilerin gücünün tırmanışı ışığında gelişmektedir.

Bu nedenle ilerleyen günlerin, Yahudi yerleşiminin ve Kudüs’ü Yahudileştirme planının artışına tanık olacağına inanılmaktadır. Ve belki de aşırılık yanlısı bu güçler, İsrail Hükümetinin koruması altındaki Doğu Kudüs ve Mescid-i Aksa’da bulunan Arap nüfusun haklarına yönelik suçlar işleyecek ve birçok yolla Kudüs’te saldırılar gerçekleştirecektir. 1994 yılında El-Halil şehrindeki İbrahim Camiinde bulunan Müslümanlara yönelik katliam yapılması yine aynı yıl İbrahim Camiinin Müslümanlar ve Yahudiler arasında bölünmesi senaryosu, belki de Mescid-i Aksa sınırları dâhilinde tekrar yaşanacak ve bu bölünme seri çabalarla sağlanacaktır. Bunun sonucunda ise aşırılık yanlısı İsraillilerin sesi, Eski Kudüs’te yaşayan Arapların bölgeden kovulması ve Kudüs, Mescid-i Aksa üzerinde tam bir hâkimiyet sağlanılması yönünde çıkacaktır.

Ayrıca bu olaylar, Arap ayrılığının gölgesi altında cereyan edecektir ve Mescid-i Aksa’yı, Kudüs’ü bekleyen tehlikeye karşı herhangi bir tepkide bulunmayan Arap toplumunu ve İslami toplumu zayıflığa götürecektir. Nitekim Kudüs’ü kurtarmak ve Mescid-i Aksa’nın Yahudileştirilmesine veya bölünmesine karşı koymak adına herhangi bir strateji veya plan bulunmamaktadır.

Siyaset Bilimi Uzmanı Dr. Hasan Abdo’nun görüşüne göre İsrail, faaliyetlerini Kudüs’ün kaderiyle bağlantılı olarak gerçekleştirmekte ve tarihi başkent olarak vasıflanan Kudüs’ün tamamını Yahudi halkı için istemektedir. Ve projelerinde de neredeyse hiçbir engel bulunmaksızın bu Siyonist vizyonu hayata geçirmektedir.

İsrail, kendi çıkarları için bu yol ile bu mübarek şehrin geleceğini yok edecektir. Ki Kudüs ile Filistin ve İslam medeniyeti arasında herhangi bir bağlılık da görmemektedir.

İsrail'e ait " Yedioth Ahronoth" gazetesinin ilk kez açığa çıkardığı bu tehlikeli faaliyet ile eski Kudüs şehrinin kutsallığının silinmesi adına bu topraklarda yeni bir oluşum uygulamayı amaçlayan İsrail, yeni Yahudileştirme planını ortaya koymuştur.

Bilinmektedir ki; Tel Aviv tarafından ortaya koyulmaya çalışılan bu yeni plan, dünyadaki bütün Müslümanlar için en fazla önemi taşıyan bölgeler üzerinde gelecek dönemde uygulanacaktır. Ki bu plan, Mescid-i Aksa'nın batısında bulunan ve İbranice'de "Ağlama Duvarı" olarak isimlendirilen "Burak Duvarı”nın karşısında geniş bir "kale" inşasına girişildiği anlamına gelmektedir. Planlandığı üzere; yapılacak bu binanın her bir katının yüksekliği 4.70 metreye ulaşacaktır. Her bir kat ise 3 derslik ve içersinde 155 koltuk barındıran 275 m2’lik salonlar içerecektir. Öte yandan bu katlarda, turistler ve büyükler için her biri 105 m2 olacak şekilde ve Mescid-i Aksa'nın batı duvarında bulunan 'Ağlama Duvarı'nın tarihinin anlatılacağı farklı salonlar daha yer alacaktır. Diğer odaların yüz ölçümü ise 95 m2’ye ulaşacaktır. Kalenin en üst katı, içersinde 275 ve 100 m2’lik iki kütüphane, Yahudi inancına göre eğitim verecek 150 ve 55 m2’lik iki oda barındıracaktır. Ayrıca Yahudi mahallelerinin seyredilebilinmesi için ise kalenin en üst katında teras bulunacaktır.

Sonuç olarak ise, Yahudileştirme planının başarıya ulaşacağına inanmaktayım. Bu durum, “Kral Davud Şehri”nin kurulabilmesi için Eski Belde’ye yakın bölgelerde yaşayan halkı göçe mecbur edecektir. Ve bu göç, yeni bir demografik gerçekliği üreterek bölgeyi çevreleyen bütün yerleşim yerlerini kapsayacaktır. Buradan anlaşılıyor ki, bu bölge bugünkü surlar dâhilindeki Kudüs’ün yeni yüz ölçümüne (Doğu ve Batı Kudüs olarak 2,289 km) denk düşmektedir. 69 yerleşim yeri ise, yaklaşık olarak 270 bin insanın yaşayabileceği şekilde 2,168 km’lik alanda hüküm sürecektir. Mali açıdan ise Kudüs’teki bir işgal beldesi bütçesinin, senelik olarak 1,019 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir.

Kudüs dâhilinde mevcut olacak bu yeni yerleşim yerlerindeki ev kiraları ve konaklama fiyatları, Yahudilere yönelik olarak diğer şehirlerdeki fiyatların yarısı kadar olurken söz konusu Kudüs’te Filistinliler olduğunda bu rakam 400 bin dolara ulaşacaktır. Bu şekilde planlanan ise Filistinlilerin Kudüs yaşamını imkânsız hale getirmektir.

09/05/2017 21:46:00
Yorum İco
518
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.
Anahtar Kelimeler