Social Media Fixed
Kudüs Hava Durumu
Kudüs \ 11:16
YAĞMURLU
İstanbul \ 11:16
Dolar
92.065
Dolar
214.2279
Dolar
6.0785
Dolar
5.3414
Foto Haber

KUDÜS/Muhabir: Sara Dajani

ABD Başkanı Donald Trump’ın işgal altındaki Kudüs’ü işgalci İsrail’in başkenti ilan etmesi üzerinden bir yıl geçti.

“Kudüs’ü resmen İsrail’in başkenti ilan etme zamanı gelmiştir”. ABD başkanı Donald Trump bu cümleyi kullanarak uluslararası toplumun ve İslam ümmetinin tepkisine rağmen işgal altındaki Kudüs’ü işgalci İsrail’in başkenti ilan eden kararı açıklamıştı.

6 Aralık 2017 tarihinde açıklanan bu karar ile ABD başkanı Donald Trump ülkenin Tel Aviv büyükelçiliğini Kudüs taşıma hazırlıklarının da başlatılması için talimat verdiğini belirtmişti. Bunun üzerine, Filistin Yönetimi ABD ile Filistin-İsrail barış görüşmelerinin, Kudüs kararından dönene kadar "askıya alındığını" açıklamıştı.

İşgal altındaki Kudüs, Batı Şeria ve abluka altındaki Gazze’de geniş çaplı protestolara neden olan bu karardan sonra işgalci İsrail ise, özellikle işgal altındaki Kudüs’ü Yahudileştirme faaliyetlerine hız verdi.

UNRWA tarihinin en zor dönemine girdi

ABD başkanı Donald Trump Kudüs kararını açıkladıktan sonra 16 Ocak 2018’de, ABD dışişleri bakanlığı, Birlemiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’na (URNWA) yapılan yardımları dondurma kararı aldı.

2018’in Ağustos ayında bu kararı hayata geçiren ABD yönetimi, Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’na (UNRWA) yıllık 350 milyar dolar değerinde yapılan yardımı tamamen durdurma kararı aldı. Bu miktar UNRWA’nın yıllık bütçesinin çeyreğini oluşturuyordu.

Bu arada ABD dışişleri bakanlığından yapılan açıklamada, UNRWA, kuruluşu "düzeltilemeyecek kadar sorunlu" olarak tanımlandı.

ABD’nin aldığı bu karar işgal altındaki Batı Şeria, Kudüs ve abluka altındaki Gazze başta olmak üzere, Lübnan, Ürdün ve Suriye gibi ülkelerde yaşayan 5 milyonu aşkın Filistinli mülteciyi zor duruma soktu.

Öte yandan, ABD yönetiminin aldığı söz konusu kararı fırsat bilen işgalci İsrail yönetimine bağlı Kudüs Belediyesi ise, UNRWA'nın işgal altındaki Kudüs’teki çalışmalarını hedef alan politikalar izlemeye başladı.

İşgalci İsrail Kudüs Belediye Başkanı Nir Barakat, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, işgalci İsrail’in güvenliğini tehdit eden çalışmalar yaptığı gerekçesiyle ajansın çalışmalarının sona erdirilmesi, okullar, klinikler ve çocuk hizmet merkezleri de dahil olmak üzere tüm kurumların kapatılmasını içeren bir plan ortaya koyduklarını belirtti.

Barakat açıklamasının devamında, “UNRWA'nın Kudüs'ten çıkarılması halinde "terör ve kışkırtmanın azalacağını, aynı zamanda hizmetlerin iyileşeceğini ve Kudüs'ün Yahudileştirilmesinin güçleneceğini" söyledi.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı Sözcüsü Sami Maşaşa, Haber Kudüs muhabirine yaptığı açıklamada, “ İşgalci İsrail belediyesi, ABD başkanı Trump’ın Kudüs kararından sonra ajansın Kudüs’teki çalışmalarını engellemeye çalışması, işgal altındaki Kudüs’te yaşayan Filistinli mültecilere yönelik çalışmalarımızı olumsuz etkiledi. 2018 yılının başından bu yana mülteci kamplarında yaşayan Filistinlilere yönelik çalışmalarda ciddi kriz yaşanmaya başladı.” dedi.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı Sözcüsü Sami Maşaşa

Maşaşa, açıklamasının devamında, işgalci İsrail güçlerinin, geçen ayda Kudüs’te bulunan Şuafat Mülteci Kampında Filistinlilere ait 19 işyerini "ruhsatısız" olduğu gerekçesiyle yıktığına vurgu yaparak, ajansın Kudüs’teki çalışmalarının durdurulmasına yönelik uluslararası düzeyde bir kararın olmadığını, işgalci İsrail Kudüs belediyesinin aldığı kararların da ajansı bağlamadığını ifade etti.

UNRWA, Kudüs'ün kuzeyinde yer alan ve kentteki tek kamp olma özelliğini taşıyan Şufat Mülteci Kampı'nı yönetiyor. Burada yaşayan 20 bin kişiden yaklaşık 11 bininin UNRWA'ya kayıtlı olduğu biliniyor.

Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimlerinde yüzde 1000 artış

1967 işgalinden sonra bu yana Kudüs’te yaşayan Filistinlileri göçe zorlayan ve Yahudi yerleşim birimlerinin artmasına yönelik politikalar izleyen işgalci İsrail, ABD’nin Kudüs kararından sonra bu yöndeki çalışmalarına da hız verdi.

İsrail merkezli Barış Hareketi’nin 2018 Eylül ayında yayınladığı rapora göre, işgalci İsrail yönetiminin Kudüs’teki Yahudi yerleşimlerinde inşa edilmek üzere onaylanan konut sayısının son bir yılda üç kat arttığı belirtildi.

Raporda ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimlerinin son bir yıl içerisinde yüzde bin büyüdüğü, bu sayının 2017 yılında yüzde 600 olduğu kaydedildi.

Bunun yanı sıra, işgalci İsrail yönetimi, hem işgal altındaki Kudüs ile Filistin'in diğer bölgeleri arasındaki fiziki bağlantıyı koparmak hem de Tel Aviv'den Eriha'ya kadar uzanan yasa dışı Yahudi yerleşim yerleri blokunu birleştirmek amacıyla “E1” adını verdiği projeyi hayata geçirmek için çalışmalar başlattı.

“E1” projesi kapsamında İsrail, işgal altındaki Kudüs’ün kırsalında bulunan 12 kilometre kare bölgeyi “Ma'ale Adumim” Yahudi yerleşim birimine katmayı planlıyor. Söz konusu bölgenin Yahudi yerleşim birimine ilhak edilmesi, Kudüs’ün el-Ayzariyye, İsaviyye, Anata ve Ebu Dis beldelerini tehlike altında bırakıyor.

ABD’nin Kudüs büyükelçiliğinin alanı genişletilecek

İşgalci İsrail Kudüs Belediyesi, geçen ay işgal altındaki Kudüs’te bulunan ABD'nin büyükelçiliğinin alanını genişletmek için yeni karar çıkardı.

Karara göre, ABD’nin işgalci İsrail Büyükelçiliği için kullanılan alanının 700 metre kare daha büyütüleceği kaydedildi.

ABD’nin Tel-Aviv büyükelçiliği başkan Donald Trump’ın 6 Aralık 2017’de aldığı karar üzerine 14 Mayıs 2018’de işgal altındaki Kudüs’te taşınmıştı. Büyükelçiliğin Kudüs'e taşınması dünyadan tepki çekmişti. Aynı gün abluka altındaki Gazze’de, büyükelçiliğin taşınmasını protesto eden Filistinlilere işgalci İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 62 Filistinli şehit olmuş 2 bin 771 Filistinli de yaralanmıştı.

İşgalci İsrail Kudüs’te müfredatını dayatıyor

Bir yandan, işgal altındaki Kudüs’te yaşayan Filistinlileri göçe zorlayan işgalci İsrail, Trump’ın Kudüs kararından sonra Kudüs’teki Filistinlilere ait eğitim kurumlarını da hedef alan uygulamalara başvurdu.

İsrailli Haaretz gazetesinin 13 Mayıs 2018 tarihinde yaptığı habere göre, işgalci İsrail yönetimi, işgal altındaki Kudüs’ün doğu kısmındaki “Yahudileştirme” faaliyetleri için 1 milyon (270 bin dolar) şekel bütçe ayırdığı belirtildi. Haberde ayrıca söz konusu bütçenin 450 milyon (120 bin dolar) şekelinin Kudüs’teki eğitim çalışmaları için ayrıldığı kaydedildi.

Filistin Eğitim Bakanı Sabri Saidam ise, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, işgalci İsral’in, işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te yer alan Filistin Milli eğitimine bağlı kurumlarını hedef aldığını ve Filistin eğitiminin kimliğini değiştirmeye yönelik uygulamalar hayata geçirmeye çalıştığını belirtti.

Bakan açıklamasında, "İsrail’in Kudüs’teki eğitim kurumlarını hedef alması Filistin eğitim sisteminin kimliğini değiştirmeye yönelik saldırılardır, ancak bu tür saldırılar başarısızlıkla sonuçlanacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Mescid-i Aksa işgalci İsrail’in egemenliği altına girmek üzere

Tel Aviv yönetimi, ABD Başkanı Trump'ın Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararının ardından Filistin topraklarındaki işgali pekiştirme yönündeki uygulamalarına hız verirken ana hedefi Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa oldu.

Kasım ayında Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyen fanatik Yahudilerin sayısı 2 bini geçerken, 2018’in başından bu yana Harem-i Şerif’e baskın düzenleyen fanatik Yahudilerin sayısı 22 bini aştı.

Öte yandan, Mescid-i Aksa’nın batı duvarının bulunduğu bölgeyi tamamen egemenliği altına alan işgalci İsrail, bu bölgede üç kattan oluşan yeni binanın inşa edileceğini açıkladı. “Cevher Evi” ismi verilen yeni yapının fanatik Yahudi yerleşimcilere hizmet vereceği ifade edildi.

Ayrıca işgalci İsrail makamlarının, Mescid-i Aksa’nın batı duvarı olan Burak (Ağlama) duvarının bulunduğu bölgede restorasyon çalışmaları yürüttüğü kaydedildi.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi Basın Sözcüsü Firas ed-Debs, Haber Kudüs muhabirine yaptığı açıklamada, “işgalci İsrail, vakıflar idaresinin Mescid-i Aksa’ya yönelik restorasyon çalışmalarını engelliyor. Böylece İsrail yönetimi Mescid-i Aksa’yı tamamen egemenliği altına almak ve bölmek istiyor” ifadelerini kullandı.

 

06/12/2018 13:09:00
Yorum İco
78
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.