İSRAİL İŞGALİNE SİLAHSIZ DİRENEN FİLİSTİNLİ KADINLAR

Filistin kadınları da ülkelerinin direniş tarihi boyunca mücadelede önemli bir yer aldı.
23/10/2018 13:27:00

Dünya kamuoyu savaşta kadınların cinsel istismar ve mağduriyet hikayelerini duymaya alışmışken 20. yüzyılın ortalarında Fransa'nın işgaline karşı Cezayir kadınları, Filistinli intifada anneleri ve Anadolu'da Milli Mücadele Dönemi kadınları ile beraber, kadınların savaştaki rolleri farklı bir yapıya büründü. Özellikle kadınların cinsel istismar ve kurban kimliklerinin dışında güçlü ve savaşların gidişatını etkileyen yönleri ön plana çıktı.

- Savaş silahı olarak cinsel istismar

Kadınlara karşı şiddet, özellikle cinsel saldırı olayları, son yüzyıldaki savaşlarda bir savaş taktiği olarak kullanıldı. Bosna-Hersek'ten Peru'ya Ruanda'ya uzanan çatışmalarda kadınlar tecavüz, hapis, işkence ve infaz için seçildi. Psikologlar tarafından travmatik olayların en tahrip edici şekli olarak tanımlanan cinsel saldırı, bu suçların işlendiği Bangladeş, Kamboçya, Haiti, Liberya, Somali ve Uganda gibi birçok çatışma bölgesinde belgelendi.

Filistin direnişinde de kadınlar ön plana çıkıyor

Filistin kadınları da ülkelerinin direniş tarihi boyunca mücadelede önemli bir yer aldı. Dünya, intifadaların farkına vardığında Filistinli kadınlar silahsız olarak İsrail'in işgaline karşı en büyük direnişi sergiliyordu. Leyla Halid ile Şadiye Ebu Gazale bu direnişin sembol isimleri olarak tarihteki yerlerini aldı. Filistinli akademisyen ve yazar Sahar Khalifeh, Filistin direnişinin güçlü kadın figürlerini ele aldığı "Miras" kitabında bu direnişi ele aldı. Filistinli yazar Mahmut Derviş'ten sonra kitapları en çok tercüme edilen yazar olarak bilinen Khalifeh, kitabında gelecek için umut olmayan nesli, hiçbir gücün sokaklara dökemeyeceğine değiniyor.
Araştırmalar Filistinli kadınların özgürlük mücadelelerinin intifada öncesine dayandığını gösteriyor. Tarihsel kanıtlar, kırsal ve köylü Filistinli kadınların 1882-1903 yılları arasında Yahudi yerleşimcilerin ilk dalgasına karşı da erkeklerle birlikte mücadele ettiklerine işaret ediyor.

Kanada Manitoba Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tami Amanda Jacoby'nin Filistinli kadınların devletleşme sürecindeki rollerini ele aldığı çalışmasında, Filistin'de ilk kadın ait örgütlerinin, 1918 ile 1948 yılları arasında İngiliz mandası döneminde sömürgeciliği önleme gücü olarak kurulduğu belirtiliyor. Doç. Dr. Jacoby, çalışmasında bu dönemde iki önemli gelişmenin yaşandığına değiniyor. İlki, 1921'de Arap Filistinli Kadınlar Birliği'nin Kudüs'te kurulması ikincisi ise 1929'da hayata geçirilen Arap Kadınları Filistin Kongresi. Doç Dr. Jacoby'ye göre tarihteki bu kadın komitelerinin kökleri ve işlevsel karakterleri, Aralık 1987'deki ilk intifadan başlayarak Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin mücadelesine ivme kazandırdı.

Filistinli kadınların bu direnişlerinin o coğrafyada yaşayan Müslüman olmayan kadınları da etkilediği görülüyor. Filistinlilerin başlattığı ilk intifada (1987-1993) sembollerinden olan sarı ayakkabılı kadın Michelle Awwad, işgalci İsrail güçlerine attığı taşla halen hafızalardaki yerini koruyor.

23/10/2018 13:27:00
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.